Bab-ı Ali Baskını

Nedir?

Bab-ı Ali, Osmanlı döneminde “Yüce Kapı” anlamına gelen ve sadrazamlık (başbakanlık) ile bakanlıkların bulunduğu hükümet binasıdır. Bab-ı Ali Baskını ise, bu binanın silahlı bir baskınla ele geçirilerek mevcut hükümetin zorla istifa ettirilmesi olayıdır.

Kim Yaptı?

Darbenin arkasında İttihat ve Terakki Cemiyeti vardı. Baskının askeri liderliğini Enver Bey (Paşa) ve Yakup Cemil üstlenirken, sivil kanadın organizasyonunu ve halkı kışkırtma görevini Talat Bey (Paşa) yürüttü.

Neden Yaptı?

Darbeye zemin hazırlayan iki temel neden vardı:

  1. Toprak Kayıpları: Balkan Savaşları’nda Osmanlı çok büyük hezimete uğramış, Edirne dahil neredeyse tüm Rumeli kaybedilmişti.
  2. “Edirne elden gidiyor” propagandası: İttihatçılar, mevcut Kamil Paşa hükümetinin Edirne’yi Bulgarlara teslim edeceğini iddia ederek hem halkı hem de orduyu galeyana getirdi. Asıl amaç, sarsılan hükümeti düşürüp yönetimi tamamen ele geçirmekti.

Nasıl Yaptı?

23 Ocak 1913 günü Enver Bey, yanına aldığı bir grup silahlı İttihatçı fedai ile birlikte beyaz bir ata binerek Bab-ı Ali binasına doğru yürüyüşe geçti. Eş zamanlı olarak Talat Bey ve arkadaşları da arkalarında kalabalık bir halk kitlesi toplayarak binanın önüne geldi.

Silah sesleriyle binaya giren Enver Bey ve adamları, kendilerini engellemek isteyen Harbiye Nazırı (Savaş Bakanı) Nazım Paşa’yı orada vurarak öldürdü. Ardından Sadrazam Kamil Paşa’nın odasına giren Enver Bey, silah zoruyla ona istifa dilekçesini imzalattı. İstifa mektubu hemen padişaha götürüldü ve yerine İttihatçıların desteklediği Mahmut Şevket Paşa sadrazam yapıldı.

Sonucunda Ne Oldu?

  • Tek Parti Dönemi Başladı: Hükümet tamamen İttihat ve Terakki’nin kontrolüne girdi. Muhalif partiler ve gazeteler kapatıldı, liderleri sürgüne gönderildi. Osmanlı’da çok partili dönem fiilen bitti.
  • Kader Değişmedi: Darbeye gerekçe olan Edirne, kısa süre sonra Londra Antlaşması ile resmen Bulgarlara bırakıldı (Gerçi birkaç ay sonra İkinci Balkan Savaşı çıkınca Enver Paşa Edirne’yi geri alacak ve “Edirne Fatihi” unvanını kazanacaktır).
  • Sadrazam Suikastı: Yeni Sadrazam Mahmut Şevket Paşa haziran ayında bir suikastla öldürülünce, İttihatçılar baskıyı daha da artırdı ve devlet yönetiminde mutlak bir diktatörlük kuruldu.

Ve Sahneye Çıkan Sonuç: Triumvira (Üç Paşalar)

İşte bu baskının ve ardından gelen tasfiyelerin en büyük sonucu, devletin zirvesinde Triumvira (Üçler Erki) denilen üçlü bir oligarşinin doğması oldu.

Padişahın tamamen etkisiz eleman haline geldiği bu yeni dönemde, Osmanlı İmparatorluğu I. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar (1913-1918) İttihat ve Terakki’nin şu üç güçlü lideri tarafından yönetildi:

  • Enver Paşa: Orduyu ve askeri kararları yönetti.
  • Talat Paşa: İç siyaseti, bürokrasiyi ve sivil gücü elinde tuttu.
  • Cemal Paşa: Donanmayı ve Suriye-Filistin bölgesini kontrol etti.

Bir yanıt yazın