
(© Hans Hillewaert, CC BY-SA 4.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=3153928)
MÖ 2000’lerde Mısırlılar, savaş kazandıkça çok fazla sayıda farklı milletlerden köleleri oluyordu. Mısırlılar kölelere emirlerini hiyeroglif yazısıyla iletmeye çalışıyordu fakat köleler bunları okuyamıyordu.
Hiyeroglifler binlerce karakterden oluşan, kullanışsız ve öğrenilmesi zor bir sistemdi. Sadece çok az sayıda insan bunları okuyabiliyordu.
Kölelerle iletişim kurabilmek için hiyeroglifler basitleştirildi ve her bir karakter bir fikir veya koca sözü temsil etmek yerine sadece bir sesi temsil etmeye başladı.
Basit hiyeroglifler çıkınca karmaşık hiyeroglifler unutuldu ve 1799’da Rosetta Taşı’nın keşfiyle tekrardan çözüldüler.
Mısırlı köleler memleketlerine döndüklerinde yeni yazı sistemlerini de beraberlerinde götürdüler. Alfabe böylece geniş bir coğrafyada yayılmış oldu. Deniz ticaretçisi Fenikeliler Akdeniz kıyısı boyunca yaydılar. Yunan ve Roma alfabeleri antik Fenike yazısına dayanır. İngilizce gibi modern Batı dilleri Roma alfabesini kullanır.
Rosetta Taşı British Museum’da sergilenmektedir.
Bir Cevap Yazın